Dr. Özgür Uçkan, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın Twitter’ı hedef
alan ”Tafra yapmasınlar, 76 milyon Osmanlı tokadını çakar” sözünü ve
hükümetin sosyal medya ile ilgili izlediği yolu Vagus.Tv için değerlendirdi.
Sosyal medyaya efelenmek…
Bugün
medyada Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım’ın
sosyal medya ile ilgili açıklamalarını tebessüm ederek okudum.
Geçtiğimiz günlerde Bakan, Gezi direnişi ile ilgili olarak başvurdukları
Twitter’ın işbirliğini reddettiğini (yani kullanıcı verilerini
vermediğini) söylemişti. Hatta Facebook ile böyle bir sorun
yaşamadıklarını da belirtmiş, bunun üzerine paçası tutuşan Facebook
yönetiminden yalanlama gelmişti. Bunun üzerine Yıldırım, Sarıkamış’ta
mikrofonun karşısına geçti ve esti gürledi: “Afra tafra yapmasınlar, 76
Milyon Osmanlı tokadını çakar” sözcükleriyle özetlenebilecek bir konuşma
yaptı. Gelin ofis açın, yasalarımıza tabi olun, vergi dairesinin yolunu
öğrenin falan da dedi tabii.
imgres-2Haberi tebessüm ederek
okudum, çünkü Bakanın bu üslubuna daha önce de tanık olmuştum. İki yıl
kadar önce, “YouTube Meydan Muharebesi” adını verdiğim bir savaşın içine
girmiş, tıpkı böyle esip gürlemişti. Çünkü YouTube dört yıldır, 5651
sayılı internet sansürü yasası yüzünden erişime engelliydi ve bu sansür
uluslararası kamuoyunda ve içerde ciddi tepki çekmeye başlamıştı.
YouTube’u ofis açmaya ve kendisine sansür araçları sunmaya davet etti.
Olumsuz
karşılık alınca da Google’ı vergi cezasıyla tehdit etti. YouTube geri
adım atmayınca sular duruldu. İktidar kendi sansür yasasını by-pass
ederek fantastik yöntemlere başvurup YouTube engelini paşa paşa
kaldırmak zorunda kaldı.
Tebessüm ediyorum, çünkü Binali
Yıldırım’ın başvurduğu son kozun bu sefer hiç bir anlamı yok. Haydi,
Google reklam ağları ile vergilendirilmesi gerekebilecek bir para
kazanıyor ve bu konuda ülkeyle organik bağları var. (Bu arada Google’ın
zaten Türkiye’de bir irtibat ofisi vardı, ama içerik işlerine
bakmıyorlar).Bu sefer, konu Twitter veya Facebook olunca böyle organik
bir bağdan bile söz edilemez. Elbette Twitter’a reklam veren
şirketlerimiz vardır. Ama Twitter için önemli olan kullanıcılarının
sayısıdır. Yani teraziyi önüne koyduğunda kullanıcı sayısı ve doğal
olarak hakları net bir şekilde ağır basar. Zamanında Binali Yıldırım’a
sorumlu olduğu alanın, yani elektronik iletişim dünyasının fiziki
sınırları aştığı, bu alanda faaliyet gösteren bir şirketin önüne gelen
ülkede ofis açmak zorunda olmadığını anlatmaya çalıştık, ama
başaramadık.